Sizi validenin parmaklarında sihir olduğuna inandıran da aynı şeydir köfte
Her yemeğe burun kıvıran yaramaz bir çocuğu yola getiren de, maç öncesi ufacık bir arabadan yayılan seyyar kokusuyla binlerce fanatiği kalbinden vuran da, gurbet dönüşü anne sofrasında “İşte bu!” dedirtip sizi validenin parmaklarında sihir olduğuna inandıran da aynı şeydir: köfte.
Ciddi bir meseledir bizler için. Nitekim bugün ülkemizdeki köfte çeşitlerinin sayısı neredeyse 300’ü bulmuştur.
Şimdilerde daha çok kebap ve şehir isimleri ön plana çıksa da, köfte denince bu kalabalık listenin üst sıralarında yer alanlardan biri hiç şüphesiz cızbız köftedir. İzmir’de bu işin hakkını veren mekanların başında ise Hüseyin Serter’in aynı adı taşıyan meşhur dükkanı “Cızbız” gelmekte.
1974’ten bu yana leziz kokulara sahne olan Cızbız, serüvenine ilk olarak Salihli odun köfte ile Kemeraltı’nda başladı. Hikayesi aslen Hukuk Fakültesi’ne dayanan, genç yaşta bu sektöre giren ve kasaba gittiği ilk gün, hiçbir şey bilmediğini itiraf eden sevgili Hüseyin’in yıllar içerisinde oluşturduğu köfte ise kısa sürede bir hayli popüler hâle geldi.
80’li yıllarda bir arkadaşımın beni tanıştırdığı ve o dönem öğlenleri yalnızca 3 saat içerisinde 75 kiloya kadar köfte satılan günleri gören bu dükkan, birkaç yıl sonra gelen teklifle Dönerciler Sokağı’na da geçti; ancak 2 katlı bu kalabalık restoran işi beraberinde büyük bir yorgunluk da getirdiğinden, doğup büyüdüğü mahaleye dönme kararı veren usta bugünkü yerine, yani Alsancak’a demir attı.
Alan küçülünce, menüden İnegöl, kasap köfte, beyti gibi seçenekleri çıkartan Cızbız’da şimdi yalnızca 3 çeşit var: cızbız köfte, ciğer ve tavuk.
Bunlar ızgarada pişerken deneyebileceğiniz diğer tatlar ise patlıcan közleme, hafif sarımsaklı yoğurtlu patlıcan ezme ve alıştığımızın dışında yeşillikle yorumlanmış, fasülyesi özel seçilen lezzetli bir piyaz.
Cızbız köfte %100 dana etinden yapılıyor. Et, Hüseyin Usta’nın senelerdir değiştirmediği adres Bizim Et Kasap’tan. Üniversite mezunu iki kardeş Ferhat ve Serhat’ın baba mesleğini sürdürdüğü mekan, zaten Alsancak’ın da en bilinen kasaplarından.
Kaburga eti kullanılan köftenin yağ oranı %15 - %18 arasında. Biraz fazla yağlı olduğunda ise antrikot ilavesi yapıyorlar. Ben olsam, köftedeki et oranını bir miktar daha artırabilirdim. Ancak oldukça makul tutulan menüye göz atarsak, bu hâliyle fiyat ve kalite oranı oldukça başarılı.
Cızbız’ın meşhur olduğu bir diğer tabağı için ciğer de özel olarak seçiliyor. Çok eski yıllara dayanan hukukuyla, hafta başı kesilen 10-12 hayvandan ciğer seçim hakkı tabii ki ilk olarak Hüseyin Usta’nın. Özenle seçilen ciğerler, dükkanda da büyük bir titizlikle temizleniyor ve sade olarak ızgara ile buluşup masanıza geliyor.
Biraz salça ve yoğurtla aromalandırıp pişirdiği tavukların yanı sıra, Cızbız’da şubat ve mart dönemi, yani tam da süt kuzu zamanında, tadımlık kuzu şiş bulmak da mümkün.
Ufak, temiz ve samimi bir mekânda, senelerdir değişmeyen ekibiyle, bir gün dahi geminin dümenini terketmeden 40 yıldır işine devam eden Hüseyin Usta’nın gözünde hırs yok, sadece işine duyduğu saygı var. Tabağınızdaki lezzet, bunun en büyük kanıtı.
Alsancak taraflarında guruldayan midenize kulak verirseniz Cızbız’a uğramanızı tavsiye ederim.
Ağız tadınız ve keyfiniz bol olsun....
Cızbız Köfte
1400 Sokak, No: 1/A
Alsancak, Konak
İZMİR
+90 232 464 79 64
Bu Yazıyı Paylaş
Fauna, son dönem lezzet düşkünlerinin kadrajına sıklıkla takılan bir İtalyan. Böyle dediğime bakıp da aklınıza popüler ve ağdalı bir İtalyan restoranı getirmeyin. Zira şef İbrahim Tuna’nın derdi ünlenmek değil, üretmek…
İzmir'in klâsik sokak yemeklerinde başı çeken söğüş, yemek için zaman tanımayan tatlardan biri...