Inakaya: Hong Kong Semalarında Sky Dining


Güzel şeyler çoğunlukla vakitsiz çıkar karşınıza

Inakaya: Hong Kong Semalarında Sky Dining

Güzel şeyler çoğunlukla vakitsiz çıkar karşınıza!

Yoğun ve yorucu bir tempoya rağmen önce Robuchon au Dome, ardından da Amber gibi iki güzel noktada mola verebildiğim Hong Kong seyahatinden dönme vakti geldiğinde, damağımı enfes Japon lezzetleriyle tanıştıracak “Inakaya” da işte bu dar vakitlerin birinde bana göz kırptı. Fakat benim için büyülü iki kelimenin, “Japon mutfağı”nın sihrine karşı koyamayarak asansörün yolunu tuttum ve 101 numaralı düğmeye bastım. 

Hong Kong’u karşısına alıp ufukta Victoria Limanı’nın parlak ışıklarını izleyen, ülkenin  1., dünyanın ise 4. yüksek binası International Commerce Center (ICC), bünyesinde barındırdığı iyi restoranlarla tam da bir gurme gökdeleni olmuş. “Omakase” şeklinde adlandırılan ve menü olmadan kendinizi şefe bıraktığınız 2 yıldızlı Japon “Ryu Ghin”, kantonez mutfağını temsil eden “Dragon Seal” ve robatayaki ile teppenyaki lezzetleri sunan “Inakaya”, Kowloon’daki Sky Dining 101’in yıldızları.

İki yana dizilmiş sake fıçılarıyla misafirleri karşılayan Inakaya’da çeşitli bölümlere ayrılmış masalar mevcut. Teppenyaki ile sushi barın da içerisinde bulunduğu ana yemek bölümü ve özel odası haricinde, Inakaya’nın liman manzarasından uzak kalmasına rağmen en meşhur köşesi ise Robatayaki bölümü.

Japonya’dan günlük gelen malzemeler ve A5 wagyu bifteğinin Motohiro Muraoka, Fujio Nakao gibi yeteneklerin elinde parladığı; şeflerin o büyük ızgarada büyük bir ciddiyetle yemeği hazırlayıp fırıncı küreğini andıran uzun sopalarla masanıza uzattığı renkli köşede, yemek merasimi en azından 3 saatimizi alacağı için, biz daha klâsik tatlara yönelerek, ana bölümden bir masaya geçip şehri ayaklarımızın altına alıp sky dining’e başlıyoruz.

Menüden daha çok sushi, sashimi gibi kısa zamanda deneyebileceğimiz tatları seçmeye çalıştığımız gece, adeta bir sanat eseriyle başlıyor; sashimi tabağı. Bozmaya kıyamadığım bir görüntüyle masamıza gelen tabaktaki botan karidesi, yağlı ton balığı toro’nun göbeği, deniz kestanesi, deniz tarağı ve Japonların sarı kuyruk balığı hamachi, lezzetiyle adeta düşüp bayılmama sebep olacak bir klasmanda! Damağım, hele ki toroda harikulade bir tangoya sahne oluyor. Bunun yanında, masadaki diğer konuklar tercih etmese de, özellikle İspanyol ve diğer Akdenizlilerin adetine uyarak ben de karides taze olduğundan, büyük bir keyifle botan ebi’nin başını da hüpletiyorum.

İkinci tabağımız, bilindik bir tat olan spicy tuna roll. İlk lokmasıyla herkesin yüzünü güldüren lezzet de tüm jüriden geçer not alıyor.

Sıradaki konuk, yine önce gözlerimizi boyayıp ardından damağımızı şenlendiren bir yemek; yengeç roll. Yenilebilir yumuşak kabuklu yengeçlerin, uçan balık havyarı ile süslendiği tabakta, kızartma tam olması gerektiği gibi derin yapılmış ve çıtır çıtır yengeç ne lezzetini kaybetmiş ne de yağa doymuş.

Klasik olsa da zaaflarımın başında gelen nefis unagiler Inakaya’nın alkışı hak eden bir diğer  tabağı.

Bu sırada az öteden gelen cennet kokuları, bizi küçük bir çocuk gibi kandırıyor ve etin büyüsüyle acele acele siparişini verdiğimiz teppenyakiden gelen wagyu “baş döndürücü” tabirini bizler için baştan yazıyor!

İlk siparişimiz siyah yeleli bir wagyu beef tenderloin. Tabakta ona eşlik eden küçük sarımsak cipsleriyle beni adeta Japonya’ya ışınlayan bifteği, yine küp küp doğranmış enfes ribeye parçaları iziyor.

Menüde, buğday unu, tuz ve su karışımından oluşan, basit görünse de hamurunu açmak için en az 7 yıl çalışan ustaların elinden çıkan Japon makarnası udon’u görünce hemen onu da masamıza davet ediyoruz. Hot pot’ta Japon mantarı, havuç, tofu ve yeşillikle taçlanan udon şeritleri,  gecemizi de taçlandırıyor.

Son olarak, dostlarımın hakkını veremediğini düşündüğüm ve şefle konuşup eklemesini rica ettiğim botan ebi başlarıyla zenginleşen leziz bir misu çorbası da adeta tatlı yerine geçerek perdeyi kapatıyor.

Benim gibi Japon mutfağı tutkunuysanız, yolunuz Hong Kong’a düştüğünde boğazın karşısındaki Kowloon’a kaçıp ülkeye en tepeden bakmanızı tavsiye ederim. Zira emin olun ki, burada yalnızca bedeniniz değil, muhteşem tabaklarla ruhunuz da göklere çıkacak!

 

Ağız tadınız ve keyfiniz bol olsun...

Inakaya

www.jcgroup.hk/restaurants/inakaya

+852 2851 7930 / 2972 2666

 

Inakaya. Shop A, 101/F, International Commerce Centre,

1 Austin Road West, Tsim Sha Tsui,

Hong Kong.

 

 


Bu Yazıyı Paylaş


İlginizi Çekebilir


Amber: Hong Kong’un Değişmeyen Rafine Adresi

The Landmark Mandarin Oriental Hotel içinde yer alan Amber, şef Richard Ekkebus'un Asya malzemelerinden melez bir Avrupa yorumu sunduğu şık mutfağı...

The Chairman: Hong Kong Menülerindeki En İddialı Yengeç

The Chairman, imza tabağı olan kum yengeci ile başlı başına ziyaret sebebi olabilecek bir Cantonese deneyimi sunuyor...