Amber: Hong Kong’un Değişmeyen Rafine Adresi


The Landmark Mandarin Oriental Hotel içinde yer alan Amber, şef Richard Ekkebus'un Asya malzemelerinden melez bir Avrupa yorumu sunduğu şık mutfağı...

Amber: Hong Kong’un Değişmeyen Rafine Adresi

Hong Kong’da çok beğendiğim ve senelerdir de tercih ettiğim The Landmark Mandarin Oriental’ın bünyesindeki restoranlar arasında yer alan Amber, yeteneklerine rağmen mütevazılığını korumayı başaran şef Richard Ekkebus sayesinde şanını deniz aşırı ülkelerde de duyurmuş bir isim.

Dekorasyonu itibariyle devasa bir panflüdü andıran salonda, gerek düzen, gerek temizlik, gerekse de servis adabı tam olması gereken düzeyde. Hong Kong’un farklı kültürleri buluşturan renkli kimliğini göz önünde bulundurduğunuzda, müşteri profilinin de keyifli olduğunu söylemem mümkün. Daha önce, sizlerle şefin gastronominin elması sayılan trüf mantarıyla neler yapabildiğine dair bir yazı paylaşmıştım.

Üç yılın ardından gelen menü, burada görmeye alıştığım birçok tabağı radikal kararlarla uğurlamış olsa da, tercih ettiğim “Signature Menu” yine de Rekkebus’un Asya malzemeleri ile Avrupa’yı yakalamaya çalışan kişiliğini ele veren, güzel örnekler içeriyor.

Tuzlu ve tuzsuz tereyağı ile birlikte sunulan, elma mayasından hazırlanmış ekşi mayalı ekmek, oldukça enteresan ve keyifli bir başlangıç. Devamında şefin ikram ettiği schrenckii havyar tartar da üzerine kondurulmuş birkaç dal frenk soğanı ile adına yaraşır bir lezzet patlaması ile açılışı yapıyor.

Istakoz jölesi ve karnıbahar mousse üzerine yerleştirilmiş dolgun Hokkaido deniz kestanesi, sunumuyla ve lezzetiyle buraya gelmek için başlı başına bir sebep! Langoustin ile devam eden deniz şöleni ve Miyazaki wagyu yorumunun ardından gelen kurbağa bacağı, sarımsakla yıkanan Fransız usulünün aksine çıtır kadayıfa sarılmış olarak, İtalyan otlarından oluşan yeşil sosla, daha dengeli bir üslupla karşınıza çıkıyor. Yalnızca Uzak Doğu ülkelerinde yemeyi tercih ettiğim tavuk ise Ekkebus’un ellerinde siyah kış trüfü ile bambaşka bir boyuta atlamış. %85 abinao çikolatasından yapılan, bitter severleri çılgına çevirecek sufle ile kapattığımız menü, elbette çok hoş şarap eşleşmelerine şahit oluyor.

O akşamın en büyük sürprizi ve mutluluğu ise şüphesiz, mutfakta pırıl pırıl genç bir Türk şefle, Soner Alpkaya ile tanışmamız... Sevgili Soner, Mandarin Oriental Bodrum Hotel’in inşaatında başlayan serüvenini, bugün dünyanın önde gelen şeflerinden birinin, Richard Ekkebus’un öğrencisi olarak devam ettirecek inanılmaz bir disiplin, azim ve tutkuya sahip. Sadece birkaç yılda geldiği noktaya bakarak, ileride çok daha büyük işler yapacağına şimdiden emin olduğumu söyleyebilirim...

Elinde bulundurduğu iki yıldızı sonuna kadar hak eden Amber, aslında aynı Steirereck’te olduğu gibi 3 yıldız başkalarına bonkörce dağıtılırken burayı es geçtikleri için Michelin dedektiflerine göz devirdiğim bir yer. Hong Kong’da rafine bir alternatif arayan dostların kadraja almaları gereken bir isim...

Ağız tadınız ve keyfiniz bol olsun...

www.mandarinoriental.com/hong-kong/the-landmark/fine-dining/restaurants/french-cuisine/amber
The Landmark Mandarin Oriental Hotel
15 Queen's Road Central, Central, Hong Kong
 +852 2132 0188


Bu Yazıyı Paylaş


İlginizi Çekebilir


The Chairman: Hong Kong Menülerindeki En İddialı Yengeç

The Chairman, imza tabağı olan kum yengeci ile başlı başına ziyaret sebebi olabilecek bir Cantonese deneyimi sunuyor...

Lung King Heen: Hong Kong’da Gidilmesi Gereken Bir Numaralı Çin Restoranı

3 Michelin yıldızlı ilk Çin restoranı Lung King Heen, Hong Kong'da Cantonese mutfak için en doğru tercih!